|
Anadolu'nun güney batısında, Muğla ilinin Akdeniz
bölgesindeki bu şirin ilçesi;dantel gibi kıyıları temiz
berrak denizi, çam ağaçları, yeşil ile içi içe koyları
tüm dünyada tanır. Fethiye şehir merkezi bir çok turizm
tesisine sahiptir.İlçe merkezinde her salı giyim ve gıda
pazarı kurulur, bu pazar bölgenin en büyük halk
pazarıdır.Pazara yerli yabancı birçok turist ziyaret
eder.Şehir merkezinde gezilecek yerler;Amintas ve Kaya
mezarları ilçenin tarihini yansıtır, ayrıca Fethiye
kalesi gezilecek yerlerdendir.Fethiye müzesi tarihi eser
yönünden zengindir, ayrıca bölgenin etnografik
(kültürel) yönünün sergilendiği bölüm ilgi
çekicidir.Fethiye belediyesinin düzenlediği liman ve
kordonda hoşça vakit geçirebilirsiniz.Paspatur
Fethiye'nin en eski çarşılarındandır.Bu çarşıda tarihi
hamam ve cami hayli ilgi çekicidir.Bu çarşıdan hediyelik
eşya alabilirsiniz. |
|
Fethiyenin antik
dönemlerdeki ismi; Telmessos. Bu kentin Likya ve Karya
uygarlıklarının sınırında İ.Ö. 5. yy. da kurulduğu
biliniyor. Günümüze ulaşan kalıntılardan, Helenistik ve
Roma dönemlerinde kentin oldukça zengin ve yüksek bir
kültüre sahip olduğu ve tanrı Apollona adanmış ünlü bir
kehanet merkezi olduğu anlaşılıyor. Antik Telmessosun
Likyaya özgü kaya mezarları, lahitleri, kale ve
tiyatrosu bütün görkemiyle Fethiyeyi süslüyor.
Fethiye ve Antalya arasında uzanan Teke Yarımadası antik
dönemlerde Likya olarak adlandırılmış. Anadolunun yerli
halklarından olan Likyalılar, Homerosun ünlü
İlyadasında ve Kadeş Savaşını sona erdiren tarihin ilk
yazılı antlaşmasında, denizci bir ulus olarak
tanımlanmış. Fethiyenin simgesi olarak kabul edilen
Amintas Mezarı, limandan kenti çevreleyen tepenin
eteklerinde muhteşem görüntüsüyle göze çarpıyor. In
Antis planlı, İyonik bir tapınak cephesine sahip olan
mezar, Helenistik dönemde 4. yy da Telmessos kentinin
yöneticisi olduğu sanılan Kral Amintasın anısına inşa
edilmiş.

Kentin içinde Likya tipi birçok lahit mezar örneğine
rastlamak mümkün. Bazılarının üzerinde Likya dilinde
yazılmış kitabeler mevcut. Özellikle Hükümet Konağının
bahçesinde bulunan lahit, üzerindeki savaşçıları
betimleyen kabartmaları ile dikkat çekiyor. Kale, kent
akropolünde, Roma döneminde inşa edilen eski duvarların
üzerine 11. yy da yapılmış. Rodoslu Şövalyelerin
Fethiyeyi bir deniz üssü olarak kullandıkları 15. yy da
bir onarım gördüğü biliniyor.
Telmessos antik tiyatrosu ticari iskelenin hemen
arkasında, Fethiye kent merkezinde bulunuyor. Tipik bir
Roma özelliği gösteren tiyatronun 2. yy da daha önceden
Yunan tarzında yapılmış başka bir tiyatronun üzerine
inşa edildiği biliniyor. 1993 yılında Fethiye Arkeoloji
Müzesi tarafından yapılar kazılarla ortaya çıkartılan
yapının, oturma ve sahne bölümlerinin restore edilmesi
için çalışmalar sürdürülüyor.
Arkeoloji ve Etnografya bölümlerinden oluşan Fethiye
Müzesi ilçe merkezinde hizmet veriyor. Müzede, erken
Likya, Pers, Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı
dönemlerinden kalma eserlerin yanında, yöre kültürüne
özgü tipik el sanatlarının da örneklerini görmek mümkün.
Fethiye Belediyesi ve Müze Müdürlüğünce yürütülen bir
proje kapsamında, restore edilecek antik tiyatronun
çevresinde hizmet verecek modern bir hizmet binası ile
bir açık hava müzesinin oluşturulması için çalışmalar
sürdürülüyor. Projenin tamamlanmasından sonra yeniden
biçimlenecek olan kent merkezinin, doğal ve kültürel
çevrenin korunarak yaşatıldığı örnek bir alana dönüşmesi
amaçlanıyor.
Geçmişte Likya olarak adlandırılan Teke yarımadasında
tarih İ.Ö. 2. binlerin gerisine kadar uzanıyor. Gerçekte
Likyalıların Hititlerle birlikte Kadeş Savaşına katılmış
olmaları, onların Anadolunun en eski yerli halklarından
olduklarını gösteren en önemli işaret. Süreç içinde
Likya, Persler, Büyük İskender, Romalılar ve Bizanslılar
tarafından işgal edilmiş fakat asla teslim alınamamış.
Likyayı ve onun önemli kentlerini keşfetmek isteyenler
için Fethiye en uygun merkez konumunda. Organize turlar
ya da kendi çabanızla önemli Likya kentlerine
Fethiyeden ulaşmak çok kolay...
|
|
Fethiye Antalya kara
yolu üzerinden giderken sağ tarafta Saklıkent ve Yaka
levhası ile karşılaşacaksınız.Akdağın eteklerinde
kayalar içinde yer alan Saklıkent, yaz aylarında
Fethiyelerin vazgeçilmez bir piknik alanı olmanın yanı
sıra yerli ve yabancı turistlerin de uğrak yeridir.
Yüzyıllardır akan kar sularının açtığı ve yaklaşık yüz
metre yüksekliğinde ve 18 km uzunluğundaki kanyona nehir
üzerindeki sarp kayalara demir çubuklar çakılarak
yapılmış ahşaptan bir köprüden girilmektedir. İçeriye
girildiğinde kayalardan adeta fışkırırcasına akan ve
sıfır noktasından bir nehre dönüşen sular karşılar
ziyaretçileri. Ağustos ayının 40 derecelik sıcağında
üşütecek serinlikteki bu olağanüstü güzellikler arasında
yenecek bir alabalığın tadı uzun süre
unutulmayacakgüzelliktedir.
Saklıkent'e yani kanyona girdiğinizde 100 metre kadar
ahşap köprüler üzerinde ilerlersiniz. Sizi küçük bir
adacık karşılar. Bu adacığın etrafı dipten fışkıran
sular bulursunuz. Bu suların üzerine köşkler yapılmış
olup dinlenebilirsiniz. Devam etme kararı alırsanız sizi
esrarengiz bir yolculuk bekliyor demektir. 18 km
uzunlukta bir kanyon. Bazı noktalarda gökyüzünü
göremezsiniz. İlerlemek için kayalara tırmanarak
gitmeniz gerekir.
Kanyon'dan çıktığınızda sizi bir halk pazarı karşılar.
Burada yöreye uygun baharat, meyve ve hediyelik eşyalar
satılır. Satılanlar pazarlığa açıktır. Tavsiyemiz mısır
inciri adı verilen meyveden yemenizdir. Son derece güzel
bir tadı vardır. Dikenlerine dikkat edin.
Ayrıca burada ağaçların gövdelerine yapılmış evleri
göreceksiniz. Burada son derece güzel bir akşam
geçirebilirsiniz. Yine burada Saklıkent ırmağında
rafting yapabilirsiniz.
Fethiyeye 45 km mesafedeki Kayadibi Köyü yakınındaki
Saklıkente özel araçlarla, Fethiye merkezden kalkan
Saklıkent Dolmuşlarıyla ve Seyahat acentelerinin
düzenlediği turlarla gidilebilir. (Not:Saklıkent'e giriş
ücretlidir.) |